Öğretmenler Forumu | Eğitim
Nisan 17, 2014, 12:08:37 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: DUYUM VE ALGI  (Okunma Sayısı 53875 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yabancı
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7


Üyelik Bilgileri
Facebook "Oğretmen" Sayfamızı Beğenin

« : Eylül 24, 2007, 01:02:24 ÖÖ »

DUYUM VE ALGI

DUYUM
   Uyarıcıların duyu organları tarafından alınıp beyne iletilmesidir.

ALGI
   İçten ve dıştan gelen uyarıcıların duyumlar aracılığıyla anlamlı hale getirilmesine algı denir.
Örnek: Bir tat almak duyum iken, ne tadı olduğunu anlamak algıdır. Bir ses duymak duyum iken, kimin veya neyin sesi olduğunu anlamak algıdır.
   
DUYUM İLE ALGI ARASINDAKİ FARKLAR
•   Duyum basit fizyolojik bir olaydır. Algı ise karmaşık psikolojik bir olaydır.
•   Duyumda uyarıcılar tek tek değerlendirilir. Algıda ise bir bütün olarak değerlendirilir.
•   Duyum her bireyde aynı şekilde gerçekleşir. Algı ise bireyden bireye farklılık gösterir.


ALGININ ÖZELLİKLERİ

1.   ALGIDA SEÇİCİLİK ( Dikkat )

Organizma, dikkatini etrafındaki uyarıcılardan yalnızca bir tanesine yoğunlaştırıp onunla ilgili özellikleri algılamasıdır.

Dikkat:
Duyu organlarının tek bir uyarıcı üzerinde toplanmasıdır. Başka bir deyişle; Psikofizik enerjinin bir noktada toplanmasıdır.

Dikkatte Kayma: Organizma dikkat halindeyken, dikkati etkileyen iç ve dış faktörlerden dolayı, dikkat bir noktadan başka bir noktaya kayabilir. Buna dikkatte kayma diyoruz.
Örneğin: Sınıfta ders dinleyen öğrencilerin, kapı çalınca dikkatlerinin dersten kapıya yönelmesi durumu.
Sürekli Dikkat: Dikkatin belli bir noktaya odaklanması, bir noktadan başka bir noktaya gidip gelmemesi.
Örneğin: Fanatik bir taraftar Fenerbahçe Galatasaray maçını izlerken, dikkatini hiçbir uyarıcı dağıtmaz.

ALGIDA SEÇİCİLİĞİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Dış Faktörler:

•   Uyarıcının şiddeti ve Büyüklüğü: Bir kasa elma içerisinde büyük olan seçilip alınır.
•   Tekrar: Ambulansın siren sesi diğer sesler içerisinde seçilerek algılanır.
•   Zıtlık: Kısa boylu kişilerin içerisinde uzun boylu kişiler algılanır.
•   Hareketlilik: Otoparkta seyir halindeki aracın algılanması.
•   Ani Değişiklik: Babanızın bıyığını kesmesi hemen algılanır.
•   Tuhaflık: Sokakta pijama ile gezen kişi hemen algılanır.

İç Faktörler:

•   İlgi ve İhtiyaçlar: Acıkan bir kişinin dikkatini yemeklerin üstüne yöneltmesi. Bir insanın dikkatini mesleğiyle ilgili haberlere yöneltmesi.
•   Kültür: Almanya’da şalvarlı bir kişi hemen dikkatimizi çeker.
•   Geçmiş Yaşantılar: Yıllar sonra memleketine dönen bir kişinin okuduğu liseyi algılaması
NOT: Algıda seçicilik üzerinde iç faktörler, dış faktörlerden daha önemlidir.

2.   ALGIDA DEĞİŞMEZLİK

   Bir kez algılanan nesnelerin şekilleri, renkleri, büyüklükleri değiştiği halde, organizma o nesneleri hep aynı biçimde algılar.

•   Biçim Değişmezliği: Felsefe öğretmenine hangi açıdan bakarsak bakalım hep Felsefe öğretmeni olarak algılarız.
•   Renk Değişmezliği: Portakalın rengini aydınlıkta da karanlıkta da hep turuncu olarak algılarız.
•   Büyüklük Değişmezliği: Uzaktaki ve yakındaki telefon direği hep aynı boyda algılanır.

NOT 1: Algıda değişmezliğin gerçekleşebilmesi için o nesnenin daha önceden algılanması gerekir.
NOT 2: Algıda değişmezlik olmasaydı, algısal dünyamız karmakarışık olurdu. Algıda değişmezlik algısal dünyamıza istikrar kazandırır.
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        

3. ALGIDA ORGANİZASYON

   Uyarıcıların birlikte bir bütün olarak algılanmasıdır. Algının en önemli özelliğidir.

A. Şekil – Zemin Algısı:
   Her nesne bir zemin üzerinde yer alarak algılanır. Zemin olmadan şekil olmaz. Bazen bir resimde ki şekil, zemin olarak veya tam tersi zemin, şekil olarak algılanabilir. Bu tür resimler “dönüşümlü algılanabilen şekiller” olarak adlandırılır.

Şekilde aydınlık kısma bakıldığında bir kupa, karanlık kısma bakıldığında iki insan yüzü görülür.






B. Gruplama Algısı:
   Uyarıcıların bir takım özelliklerinden dolayı bir arada birlikte algılanmasıdır.
•   Yakınlık İlişkisi: Birbirine yakın olan nesneler birlikte bir bütün olarak algılanır.

  * * * * * * * * *       
            * * * * * * * * *        Yandaki şekilde uyarıcılar yatay eksende birbirine     
            * * * * * * * * *        yakın olduğu için satırlar halinde algılanır.
            * * * * * * * * *
            * * * * * * * * *

•   Benzerlik ilişkisi: Benzer olan uyarıcılar bir arada bir bütün olarak algılanır.

+  *  +  *  +  *       
+  *  +  *  +  *       Yandaki şekilde uyarıcılar düşey eksende benzer
+  *  +  *  +  *       olduğu için, şekil sütunlar halinde algılanır.
+  *  +  *  +  *
+  *  +  *  +  *


•   Süreklilik İlişkisi: Sürekliliği olan bir şekilde uyarıcılar bir bütün olarak algılanır.

0 0 0 0 0 0 0 0
0
0                                     Yandaki şekilde tek tek daireler değil, bu dairelerin ard arda
0 0 0 0 0 0 0                   sıralanışından oluşan ( F ) harfi algılanır.
0
0
0
0
0


•   Tamamlama (bütünleme) ilişkisi: Önceden algılanan nesneler bir takım parçaları eksik verilse de zihin onları tamamlayarak algılar.

0    0  00        0
0
                               Yandaki eksik olan ( F ) harfini zihin tamamlayarak algılar.         
00   0 0     0   

0
0

0



4.   MEKAN VE ZAMAN ALGISI

•   Mekan Algısı: Nesneler hep bir mekan üzerinde algılanır. Nesneleri tanımlarken mekana göre tanımlarız.
      Örnek: Kalem masanın üzerinde, Araba yolun sağında
•   Zaman Algısı: Nesnelerin mekan içerisinde konum değiştirmesi organizmada zaman algısına neden olur.

NOT: Zaman algısı kişiden kişiye farklı algılanır.
          Örneğin: Kaynanasını bekleyen biri için zaman hemen geçer; ama beklenen sevgili bir türlü gelmek bilmez.
             



5.   Algı Alanı, Algı Dayanağı, Derinlik Algısı, Algıda Bütünlük

•   Algı Alanı: Bireyin belli bir anda çevresinde fark ettiği her şeydir.
Örnek: Pencereden okulun bahçesine bakan öğretmenin gördüğü öğrenciler, onun o andaki algı alanını oluşturur.

NOT: Algı alanı dar veya geniş olabilir. Öğretmen dikkatini tartışan iki öğrenci üzerinde yoğunlaştırırsa algı alanı dar, dikkati bahçedeki tüm öğrencilere yönelikse algı alanı geniştir.

•   Algı Dayanağı: İnsan dış dünyayı olduğu gibi algılamaz. Uyaranlar yorumlanırken güzel – çirkin, iyi – kötü, hoş – nahoş gibi değer yargıları doğrultusunda anlamlandırılır. İnsanın algılamalarında etkin olan bu değerler sistemine algı dayanağı denir.

•   Derinlik Algısı: Nesnelerin üç boyutlu olarak algılanmasına derinlik algısı denir. Bu algıya çevresel etkenler ve gözün yapısal özellikleri neden olmaktadır.
Çevresel Etkenler:
-   Paralel hatların (tren rayları) uzakta birleşiyormuş gibi görünmesi.
-   Yakında olan nesnelerin açık ve net olarak algılanırken, uzaktaki nesneler ayrıntısız ve puslu algılanır.
-   Yakındaki nesnelerin normal, uzaktaki nesnelerin küçük boyda algılanması.
-   Birbirini kapatan nesnelerden tam görünenin daha önde algılanması.

Gözün Yapısal Özellikleri:
İki göze sahip olmak derinlik algısına sebep olur. Çünkü iki gözün aldığı ayrı görüntüler beyinde birleştirilir. Gözler uzaktaki ve yakındaki nesnelere bakarken farklı açılar oluşturur. Bu fark nesnenin uzakta veya yakında olduğunu belirtir.

•   Algıda Bütünlük: Nesneler tek tek parça halinde değil de bir bütün olarak algılanır. İnsan çevresindeki nesne ve olayları önce bir bütün olarak algılar, sonra ayrıntılar algılanır.
 

ALGI YANILMASI

Bazen bizden veya algı özelliklerinden dolayı uyarıcılar olduğundan farklı olarak ya da hiçbir uyarıcı yokken bir uyarıcı varmış gibi algılanabilir. İki tür algı yanılması vardır.
Bunlar: İllüzyon ve Halüsinasyondur.

İllüzyon:
İllüzyonda gerçekte bir uyarıcı vardır. Fakat bu uyarıcılar olduğundan farklı algılanmaktadır. İllüzyon, fiziksel ve psikolojik olmak üzere ikiye ayrılır.

Fiziksel İllüzyon:
algılanan uyarıcının özelliklerinden kaynaklanır.
Örneğin: Bardaktaki çay kaşığının kırıkmış gibi gözükmesi.

Psikolojik İllüzyon:
Algılayan kişinin psikolojik özelliklerinden kaynaklanır.
Örneğin: Yerdeki dal parçasının yılanmış gibi algılanması.

NOT: Fiziksel illüzyon, uyarıcının kendisinden kaynaklandığı için tüm insanlarda aynı şekilde algılanırken, psikolojik illüzyon ise kişinin psikolojik özelliklerinden kaynaklandığı için kişiden kişiye değişir.

Halüsinasyon(sanrı):
Hiçbir uyarıcı yokken kişinin bir uyarıcı varmış gibi algılamasıdır.
Örneğin: Kişinin vücudunda örümceklerin yürüdüğünü söylemesi.

NOT: İllüzyonda gerçekte bir uyarıcı varken halüsinasyonda yoktur.
Kayıtlı
gameworms07
Newbie
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
Facebook "Oğretmen" Sayfamızı Beğenin

« Yanıtla #1 : Nisan 22, 2011, 06:40:11 ÖÖ »

Duyum ve Algı Bukadar Demi Arkadaşlar sadece 1 sayfa??? Şimdiden Çok saolun Elinize Sağlık...
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Edebiyat Edebiyat tarih kadın Sağlık online test tatli tarifi KPSS Sağlık test soru Edebiyat Yemek Tarifleri Yemek Tarifleri Teknoloji Sağlık kadın yemek tarifleri yemek tarifleri kadın sarkı sozleri kadın ev dekorasyonu saglik kpss, ders Edebiyat diyet,zayiflama kadin moda sitesi dantel
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!